Anayasa Mahkemesi’nin Rektörlük Seçimi Kararı ve Hukuki Gelişmeler

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) rektörlük atama usulüne ilişkin verdiği iptal kararı, 12 ay içinde yapılması gereken düzenlemelerle ilgili önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.

Anayasa Mahkemesi’nin Rektörlük Seçimi Kararı ve Hukuki Gelişmeler
Yayınlama: 03.04.2025
A+
A-

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) rektörlük atama usulüne ilişkin verdiği iptal kararı, 12 ay içinde yapılması gereken düzenlemelerle ilgili önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, AYM’nin verdiği kararın, parti başkanlığı ve devlet başkanlığı arasındaki ilişkilerdeki meşruluk sorgulaması ile ilgili bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Kaboğlu, özellikle rektörlerin ve Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) üyelerinin seçimle belirlenmesine dair yasa değişikliği yapılması gerektiğini vurguladı.

AYM Kararı ve Torba Yasa Boşluğu

Prof. Dr. Kaboğlu, AYM’nin 482 sayfadan oluşan kapsamlı iptal kararında, torba KHK iptalinin ortaya çıkardığı hukuki boşluğun, yalnızca bir torba yasa ile değil, ilgili yasalarla giderilebileceğine dikkat çekti. Rektörlük seçimleri ve atamaları için 2547 sayılı yasanın değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’de üniversitelerin ve diğer kamu kurumlarının demokratik yapılar olduğunu, bu yapıların seçimle belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

TBMM’ye Çağrı:

Kaboğlu, bu noktada TBMM’deki tüm demokratik muhalefet partilerine çağrı yaparak, rektörlük seçimleri ve ÜAK üyeleri için hızlıca yasa önerisi hazırlamalarını talep etti. Kaboğlu, mevcut rejimin, “ya hep ya hiç” anlayışını yansıtarak, yerel yönetimler ve baroları da yasa ile bölmeye çalıştığını belirterek, bu demokratik hakların savunulması gerektiğini ifade etti.

Boğaziçi Üniversitesi ve Rektör Atamaları:

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri, öğrencileri ve mezunları, 2021’den bu yana üniversiteye yapılan rektör atamalarını yakından takip ediyor ve her fırsatta akademik ve idari tahribatı ortaya koyuyor. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Taner Bilgiç, AYM’nin verdiği bu kararın, Türkiye’nin yükseköğretim sistemindeki sorunların çözümü için bir fırsat sunduğunu söyledi. Bilgiç, Meclis’teki tüm partilerin ortak bir adım atarak, rektör atama usulü ile ilgili bir kanuni düzenleme yapmalarının, yükseköğretim sisteminin gelişmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Avrupa ile Uyumsuzluk:

Türkiye’nin yükseköğretim sisteminin Avrupa ile iç içe olduğunu belirten Prof. Bilgiç, Avrupa Üniversiteler Birliği’nin (EUA), Türkiye’nin rektör belirleme sürecinin, üniversitelerin kontrolünde olmadığı tek örnek olduğunu vurguladı. Bu konuda, AYM’nin kararından sonra Avrupa’dan da Türkiye’ye destek geleceği ifade edildi. 2025 yılına kadar Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılacak yeni rektör atamaları, hem üniversitenin hem de Türk yükseköğretim sisteminin uluslararası alandaki yerini belirleyecek.

Rektör Atama Sistemi ve Yasal Değişiklikler:

1992 yılından 2016 yılına kadar, rektörler devlet üniversitelerinde üniversitelerce seçilen 6 aday arasından, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen 3 kişi arasından cumhurbaşkanınca atanıyordu. Ancak 2016’da yapılan değişiklikle, öğretim üyelerinin aday belirleme süreci sona erdi. 2018’deki torba KHK ile YÖK ve üniversitelerin rektör atama sürecindeki rolü kaldırıldı. AYM, bu süreçteki değişiklikleri iptal etti ve bu durumun 12 ay içinde yeniden düzenlenmesi gerektiği kararlaştırıldı.

 

AYM’nin verdiği karar, Türkiye’deki yükseköğretim sisteminin demokratikleşmesi ve üniversitelerdeki özerkliğin sağlanması için önemli bir adım olarak görülüyor. Ancak bu kararın hayata geçmesi için TBMM’de yasal düzenlemeler yapılması gerektiği vurgulanıyor. Eğitim sisteminde yapılacak bu tür değişiklikler, sadece akademik çevrelerde değil, tüm toplumda geniş bir yankı uyandırmaya devam edecek.

 

 

 

 

Kaynak: Haber Merkezi

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.